””
http://s27.postimg.org/yj33vbwhf/moon_stars_and_clouds.jpg E.K.

Ey mazlumların ahını işiten Allah’ım! Filistin’e ve tüm İslam âlemine dua için ellerimizi Sana açtık! Dualarımızı kabul buyur Allah’ım!

Filistinli kardeşlerimize yardım eyle, onlara muzafferiyet nasib eyle…Mübarek kıldığın Mescidi Aksa’yı ve mazlumları koru..           

Ya Rabbi…Yalnız sana ibadet ederiz yalnız senden yardım isteriz.

Cebbar ismini Filistin’in imdadına ver. Kardeşlerimize kafir topluluk karşısında dirayet nasib eyle. Kahhar isminle de İsrail terör devletinin altını üstüne getir. Ordularının düzenini dağıt! Sinsi oyunlarına fırsat verme! Kan içicilerin şerrinden kardeşlerimizi koru!…

Kâbe’ni yıkmaya gelen Ebrehe ordularını yerle bir eden Ebabil kuşlarını, Mescid-i Aksâ’nı yıkmaya çalışan katil İsrail ordusunun üzerine de gönder Allah’ım!

Ey Hayr’ül-Mâkirîn; Planı/tuzağı en üstün/hayırlı olan! Siyonist katillerin Filistinli müminler için kurdukları tuzakları boşa çıkar! Zalimlerin hazırladıkları sinsi tuzakları kendi başlarına geçir Allahım!

İslam’a zafer ver ya Rabbi!…

İsm-i azamın hürmetine, güzel isimlerin hürmetine, görünmeyen ordularınla Filistin’e ve tüm âlem-i İslama yardım eyle.

Dualarımızı kabul eyle, Ey bütün duaları işiten ve cevap veren Mücib!

Âmin Âmin Âmin

Kadir geceniz mübarek olsun. Allah dualarımızı kabul ettiği kullardan eylesin.

Filistini unutma !

Gazze’yi unutma !

Doğu Türkistan’ı unutma !

Bütün işgal edilen müslüman ülkelerini,

Müslüman olduğu için katledilen bebekleri unutma !!!

#turkuazbirciftgoz #Kırıntılar  #E.K.

#turkuazbirciftgoz
#Kırıntılar
#E.K.

Fazla sevmenin acı vereceğini söylemediler çocukluğumuzda..

Photo Shop : mimrukiye

İçerik Koordinatörü : kayipmisra

Ben şiire küstüm, şiir kaleme, kalem de kağıda küstü.
Bu şiire nokta koydum ve E.K. gider.
E.K.

Ben şiire küstüm, şiir kaleme, kalem de kağıda küstü.

Bu şiire nokta koydum ve E.K. gider.

E.K.

Bugün onun doğum günü. Bugün acılarıma tuz bastığım gün.

Yıllar oldu onu tanıyalı ama tek bir kere bile doğum günlerimizde yan yana olamadık. Hep ağız kenarıyla kutladık ya da hiç kutlamadık. Geçen zamanı dün gibi hatırlıyorum. Dünü bugün gibi yaşıyorum. Gondoldan yeni inmiştik, midesi bulanmış ve ben onun defterlerini tutup beklemiştim eline yüzüne su vurmasını.. Her buluşmamızda dakikalarca hatta bazen saatlerce beklemenin bile güzel olduğu zamanları da unutmadım. Hem geleceğini bilip gelmesini beklemek ne kadar güzel bir şey. Bunu sadece dört gözle bekleyenler bilir. Üç dört yıl oldu onu tanıyalı, belki doğru kişi belki en büyük yanlıştı. Artık o gözle o düşünceyle bakmıyorum. Hatta hali hazırda yaşadığım, her gece gözlerimi kaparken aklıma gelen o turkuaz gözler sabah açtığımda karşımda duruyordu. Her gün bu tatlı sayılacak ama acı hasreti çektim. Liğme liğme oldu içim bazı günler. Kağıda yazdım derdimi, buralara yazdım. yine anlatamadım ne derdimi ne sevgimi. Yazmasam ölecek gibiydim, boğulacağım sanıyordum. Onun için bir şeyler yapamamak ve onun yanımda aslında hiç olmayışı her gün yedi bitirdi ömrümü. Bazı günler daha da fenalaştım. Dualar belki tek sakinleştiricim oldu. Gizli ağladım ama apaçık sevdim. Öyle sevdim derken sanmayın öylesine sevdim. Hani böbreğim lazım olsa hiç düşünmeden verirdim. Bu can Allah’ın ama canımın bir parçası hep o oldu. Ben her gece bir karış suratla yatarken o başkalarına iyi geceler deme ihtimaliyle kendimi yedim bitirdim. Ben böyle güzel sözler de yazamazdım, konuşamazdım da o karşımda olunca. Bildiğin çocuk olurdum. Peltekleşirdi cümlelerim. Noktayı koyacak sözleri bulamazdım. Ama sevildiğini bilirdi işte. Sanırım bilirdi işte. Dualarımda ısrarcı oldum, ama onun sevdiği hiç olmadım. Başka insanlar çıktı karşıma sevmeyi bırak konuşmayı bile ihanet belledim. Yapamadım. O hep başkasına iyi geceler dese bile. Beni gören o kadar mı seviyorsun dedi hep, sevdiğimi bazen söyledim bazen söylememek daha iyi dedim. Üç kuruşluk aklımla unutmaya çalıştım. Yüreğim hep engel oldu. Kaç gece rüyalarıma girip uyandırdı, uyutmadı. Belki böyle kimseyi sevemem bir daha, kimsede öyle sevilmez. Kimseye bu kadar şiir yazamam hele kitap hiç çıkaramam. Yine de olsun diyorum. Bıraktığı yarayı gören kaçıyor. Hep bir duvar örüyorum farkında olmadan gönlü düşenlere. Ona yağmurları hediye etmek mümkün olsaydı, nisan yağmurlarını temmuz sıcağında hediye ederdim. Ona rüzgarları hediye edebilseydim ılık bir temmuz akşamında sarı ağaçlarla dolu bir yoldaki esen o rüzgarı hediye etmek isterdim.

Şimdi kaldım bir başıma, yanıma yöreme kimseye yaklaştırmıyorum. Yüreğime dokundurtmuyorum. Belki kaçıyorum, belki de geriye gidiyorum. Önümü göremeyecek kadar sisli bu yol.. Olsun diyorum. Olsun onu tanımam ve aşk var mı sorularına bir cevabım olması bile yeter. O gülsün, o mutlu olsun, o hep huzurlu aile ortamından eksik olmasın. Bende izlerim uzaktan, bazen evinin oralardan izlerim, bazen okula yetişmeye çalışırken ki telaşını izlerim. Olsun dedim ya o olmasın bir daha. Yani beni sevmeyen birini seviyorum. Sevmediğini her konuştuğumuzda anlıyorum. Denizleri yakabilirse belki o zaman inanırım. Ama olsun işte. Onu sevmek güzel şey. Ve onun olmasına gerek yok. Sen hep başkasına gül sevdiğim ben seni sen olmadan da severim… Sen hep doğ sevdiğim, ben her gün ölürüm..

Doğum günün kutlu olsun.

"Aşk varlığın değil,
yokluğun acısıdır.."
"Eğer sana yağmur hediye edebilseydim ,
sana nisan yağmurlarını,
temmuz sıcağında hediye ederdim.."
E.K.  
E.K.
Doğum günü

sen hep doğmaya devam et

ben hep ölmeye devam edeyim….

"Sessiz sedasız yaşar olduk..
Gök yüzünün yıldızı az olduğu akşamlarda.."
E.K.
"Aşk, deli işidir.
Kadınlar ise çok zeki.."
E.K.
"Şekersiz bir çayla kandırdım acımı,
dokunma bardağımdaki hüzne,
bırak! çek ellerini.
Sarmaya kalkma yaralarımı,
Çünkü ben şekersiz seviyorum acıyı."
E.K.
"Yoruldum be! Şairler, şaireler..!
Bende yoruldum satırlar, mısralar..!
Çok yoruldum kalemim, kağıdım..!
Ben yoruldum hüzün kokan şiir..!"
E.K.
"Her şey yarım
hâyâllerim, umutlarım.
Masamda ki sigaram.
Dilimin ucundaki adın.
Heveslerim hatta nefesim..
Hepsi yarım belki tam oluruz yarın.
Belki bir hiç oluruz yarın."
E.K. 
"Sabah sabah şu öten bet sesli kuşlar,
sizin orda ötmez mi?
Uyansan, kalkıp da gelsen?"
E.K.